Ben O Muhteşem Feci Gözlüklerle (Ahmet Keskinkılıç)

Ben O Muhteşem Feci Gözlüklerle

Ben o muhteşem feci gözlüklerle
hep arkadaşım olarak görüyorum sızıyı.

Nasıl inkar edebileceğimi düşünüyorum,
şartlar olgunlaştığında yani dünyaya batmış olarak çıkıp bir uçurumun kenarında
nasıl inkar edebileceğimi yaşadığımı
ben o muhteşem feci gözlüklerle
hep kirli görüyorum en beyaz yerlerini bile yutkunamamanın
dört defa adını bağırdım yanılmış olmanın, gözlerimle bağırdım adını
yanılgının yenilgiyle kardeşliğine göbek bağları keserek katıldım
bir çiçeğin boynundan, bir yılanın derisine, epidemik bir notaydı
duyulmadığını biliyorum ama
yine de işte ses tellerimdeki fazlalık müsaade etmedi buna
ve bana bir tortu armağan edildi
bana kül birikintisi
bana kurutulmuş bir anılar tarlası,
bana muhteşem feci gözlüklerimle duyabileceğim bir iklimsizlik

Ben de gittim ve o muhteşem feci gözlüklerimle
idrak ettim varlığını bile bilmemem gereken hisleri.

Sonra geri geldim ve nasıl inkar edebileceğimi düşünüyorum
ben bunları hak etmedim’i ögelerine ayırarak
pay ediyorum iç organlarıma şimdi
iç organlarım haddinden fazla içli
yirmidört yaşımın oralarda bir yerde kaybettim sınırı
sonrasında hep bir sanrı tutulmasına bitişik yaşayarak
bir tekerrüre saplanık, yani ki hisli bir örümcek olarak
ece ayhanca belki, hep dönüp aynı yere varışın yorgunluğunu
sırtımdan atamadığım bir yük olarak taşıyarak.

O muhteşem feci gözlüklerimi bir an olsun çıkaramayacak oluşumu fark etmem
hangi intiharın eşiğine dayanıyor, neden bunca kapalı şiir, bu ne demektir
arkama bakmamam için derimde dönen bir bıçak,
Türkçenin gülen yüzüne bir yumruk sallayarak dökmek süt dişlerini?
çok açık, ben bir soru değilim, bu bir soru değildir,
cevap aranmayacak
çünkü soru işaretinin bir kancaya benziyor oluşu ironiktir
o muhteşem feci gözlüklerin hepvarolma sebebi,
kimse gözlerimden öpmesin diyedir.

 

Ahmet Keskinkılıç

 

(Parende Dergisi, 14. Sayı, Mayıs-Haziran, 2016)